Salı, Eylül 06, 2016

Balkanlar ve Fantastik Balkan Seyahati 2. Bölüm - Belgrad

Bilenler bilir, araba kiralama firmalarından araç kiralayacağınızda, genellikle "abc marka/model ve benzeri" ya da "muadili" şeklinde ibareler kullanılır. Biz de aracımızı bu şekilde kiralamışız. Haliyle sonuç, esnaf eniştelerin Doblo'dan sonraki diğer vazgeçilmezi olan Peugeot Partner marka araç oldu.
peugeot partner balkanlar seyahati
Ne olmuş yani? demeyin. 2 genç arkadaş ( biri Gezenti Adam diğeri Profesör Alex:) 2000 kilometre civarı yol yapacakları büyük bir Balkan Seyahatine çıkıyor, haliyle biraz havalı takılmak istiyorlar ama gel gelelim şansımıza, altımıza bir esnaf arabası veriliyor. Araba kiraladığımız yerin elinde o anda başka bir araçta yok, bekleme şansımız da yok çünkü süremiz kısıtlı. Tartışmak hiç istemiyoruz, güzel bir seyahat ve tatil için oradayız, ne yapalım dedik ve kabul ettik.

Hazırlamış olduğumuz rotayı bir önceki yazımda paylaşmıştım. Bu doğrultuda, uçak ile İzmir'den gelmiş olduğumuz Üsküp, Makedonya'dan arabayı teslim alıp Belgrad,Sırbistan'a doğru gitmeliydik. İşlemleri halledip tam yola çıkıyor, GPS ile ilgili son ayarlamaları gerçekleştiriyorken araba kiralama ofisi çalışanı Sırbistan'a gitmemizin saçma olduğunu ve rotamızı değiştirmemizi tavsiye etti. Araç faciasından sonra kendisine bir kere daha güvenmemeyi tercih edip yola koyulduk ki, sonrasında ne kadar da doğru bir seçim yapmış olduğumuzu görerek rahatladık.

Yolculuğumuzun ilk ayağı olan Üsküp-Belgrad rotası, büyük bir seyahate başlamanın vermiş olduğu heyecan ile birlikte oldukça eğlenceliydi. Gelmeden önce yapmış olduğumuz Türkçe müzik CD'si ile son ses Müslüm Baba ve Tarkan dinleyerek yol alıyor etrafı inceliyorduk. Ta ki Sırbistan sınırına kadar.

Makedonya'dan çıkış yapıp, Sırbistan sınırına gireceğimiz sırada sınır polisinin sıkı güvenlik önlemleriyle karşılaştık. Belki bir ihbar belki de rutin bir kontroldü. Türk vatandaşlarından vize istemeyen bu ülkelerin Pasaport kontrolünde sıkıntı yaşamayacağımızdan emindik, fakat bekletilince haliyle biraz tedirgin olduk. O sırada anladık ki aslında adamlar haklılar. Sorun: "2 Türk'ün, Makedonya Plakalı bir araçla Sırbistan'da ne işi var?" sorusunun cevabını aramalarından kaynaklanıyormuş. Çat pat İngilizceleri nedeniyle de pek anlaşamadığımız Sırp polislerine rotamızı gösterip tatil için geldik, başka ülkelere de geçeceğiz vb. bahsetmemiz ile birlikte Polis memurlarından birisinin "Duran Duran" diye çığlık atması bir oldu.
duran duran serbia
Duran Duran eskilerden ünlü bir müzik grubunun adı. Polislerden birisi sürekli Duran Duran dediği için, en sonunda "Yes ulan, valla Duran Duran" dedik. Bunu duyan polisler arkamızdan su dökerek bizi uğurladılar.


Halbuki Duran Duran konseriyle hiç mi hiç alakamız yoktu. Ama ne yalan söyleyelim, yazımın devamında bahsedeceğim, gelmeden önce hiç haberimizin olmadığı Exit Festivali'nden, o polis abimizin Duran Duran çığlıkları sayesinde haberdar olduk ve güzel bir festivalde bulunduk.

Müzik ve sohbet dolu, etrafı geze geze ilerlediğimiz bir kaç saatlik Belgrad yolculuğumuz akşam saatlerinde son buldu. Şehrin neredeyse tam merkezinde yer alan güzel bir otel olan Slavija Lux'ten haftalar öncesinden uygun bir fiyata yerimizi ayırtmıştık. Zaten ayarlamış olduğumuz tek otel de buydu, gerisini spontane olarak hangi şehirde neresi denk gelirse diyerek düşünmüştük ki, bu nedenle bu geziden sadece Balkan Seyahati değil aynı zamanda Balkan Serüvenleri olarakta bahsediyorum.
belgrad sokaklarıbelgrad sokakları grafiti

Fotoğraflarda görmüş olacağınız üzere, geniş geniş caddeleri ve grafiti dolu sokakları var Belgrad şehrinin. Yapılar oldukça eski, ihtişamlı bir şehir denemez ama yakın tarihinde yaşadığı savaşların izini hala üzerinde taşıyor, bu nedenle de oldukça ilgi çekici.
belgrad nato bombardımanı sonrası binalar
Örneğin; sol tarafta görmüş olduğunuz bina yıkılmak üzere değil. O şekilde kalması için korunmakta olan bir bina. Bosna Savaşı'nın sonlarına doğru bir Nato bombardımanı sonrası bu şeklini almış. Sırplarda güzel bir şekilde olduğu gibi koruyarak, gerek tarihi değer olması, gerekse ders çıkarılabilmesi açısından günümüze kadar getirebilmişler. 
Şehir merkezinde bu ve buna benzer bir çok bina mevcut.

belgrad nato bombardımanı sonrası binalar 2


belgrad heykeller 2belgrad heykeller

Bol bol heykelli ve sanatsal çalışmalı binaları var Belgrad'ın. Şehir merkezinde yürürken sağlı sollu, binaların üzerlerinde, girişlerinde belki de yüzlerce heykel mevcut. Bu da bizim Prof. Alex'in sanata karşı olan ilgisi:
belgrad heykeller alex

Akşamında bir kaç mekana uğrayıp, nehir kenarında turladığımız, sonrasında ise biraz olsun gece hayatını incelediğimiz :) Belgrad savaşın izlerini hala üzerinde taşıyor. Fakat insanları oldukça sıcak kanlı, Sırp kızları güzel, gitmeden önce çok duyduk fakat tahmin edildiği gibi bir ırkçılık/milliyetçilik kesinlikle yok.

Bir sonraki rotamız Sırbistan'ın Novi Sad şehriydi...

Bir önceki yazımız olan "Balkanlar ve Fantastik Balkan Seyahati 1. Bölüm"e buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

ABONE OLUN

INSTAGRAM

Yazarın Mesajı


2015-2016 yıllarında 4 ayrı ülkede yaşama fırsatı buldum. 2017 yılında beşinci ülke gelir mi dersiniz? :)